Kullanici Girişi

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 3 konuk çevrimiçi
Yok
Sitemizin Yeni Tasarımı Nasıl Buldunuz?
 
  • iyi diyorsunuz tedavi edilebilir bir hastalık. ben... Devamı...
  • bilgim yok bu konuda kusura bakmayınız... Devamı...
  • emes hastalarına papor veriliyor mu veril mi yosa ... Devamı...
  • aceba piyasaya çıktımı? Devamı...
  • Tysabri benim bazen iki ayı bile bulmayan aralıkta... Devamı...
Ms Nedir, Ms Hastalığı, Ms Belitileri, Ms Tedavileri, Ms Nedenleri - MSHakkinda.com
Multiple Skleroses MS Hastalığında Görülen Psikiyatrik Sorun Tutulum PDF Yazdır e-Posta
IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
Multipl Skleroz (MS) Administrator tarafından yazıldı.   
Cuma, 20 Ocak 2012 06:03

Demiyelinizan hastalıklar da merkezi sinir sistemini tutan diğer hastalıklar gibi hemen hemen her türlü psikiyatrik bozukluk tablosu oluşturabilir. Bunlardan en sık görülenler başta depresyon olmak üzere duygudurum bozukluklarıdır. Hastaların yarısından fazlası depresif semptomlar ifade etmekte, mani, hipomani ve emosyonel labilite de sıklıkla bildirilmektedir. Demiyelinizasyon odakları, net bir duygudurum bozukluğu oluşturmadan da emosyonel labilite ile uygunsuz gülme-ağlama gibi frontal lob patolojisi ile ilişkili olduğu düşünülen belirtilere yol açabilir  “İstemsiz emosyonel dışavurum bozukluğu” (Involuntary emotional expression disorder; IEED) olarak tanımlanan bir sendrom; inme, MS, Parkinson, amiyotrofik lateral skleroz ve Alzheimer hastalarında kontrolsüz gülme ve/veya ağlama epizodları ile seyreder. Duygu dışavurumuyla ilgili yolakların hasarı sonucu oluştuğu düşünülmektedir ve akılda tutulmazsa maniyle ya da depresyonla karışabilmektedir. MS aynı zamanda bipolar bozuklukla komorbid görüldüğü en iyi tanımlanmış nörolojik hastalıklardan biridir. Bipolar bozukluğun MS hastalarında %10’dan fazla görüldüğü bildirilmektedir.

Psikiyatrik semptomlar, ataklarla birlikte ortaya çıkıp, yeni bir demiyelinizasyon epizodunun temel göstergesi de olabilir. Yani bir MS hastası ilk olarak psikiyatrik tablo ile başvurabilir. MS’in başlangıç semptomlarının çeşitliliği nedeniyle primer bir psikiyatrik tabloyla karışması riski olduğu gibi, ilk epizod sırasında eşlik eden psikiyatrik semptom ve bulgular, davranış değişiklikleri gözden de kaçabilmektedir.  Psikotik bozukluk tablosu şeklinde başlangıç ve alevlenme  de olabilir. Duygudurum bozukluğu (mani, depresyon) ile başlayan vaka bildirimlerinin de psikotik özellikte olduğu dikkat çekmektedir.  MR incelemesi bu hastaları tanımak için en çok yardımcı olan görüntüleme yöntemidir.    Ayrıca, psikiyatrik faktörlerin MS başlangıcındaki karmaşık rolü bu ayrımı yapmayı daha da zorlaştırabilir. Çünkü stres verici yaşam olaylarının MS ataklarını tetiklediği; bazen ilk epizodu ortaya çıkardığı, bazen de kronik seyirde semptom alevlenmesine yol açtığı bilinmektedir.

MS hastalarında yorgunluk en sık görülen ve oldukça yoğun hissedilen semptomlardan biridir. Hastaların 1/3’ünden %80’ine kadar değişen oranlarda görüldüğü bildirilmektedir. Hastalardaki yorgunluğu tanımlarken, daha çok depresyonu ifade eden “çökkünlük ve güçsüzlükten” farklı olarak “fiziksel yorgunluk ve enerjisizlik” hissini ayırt etmek önemlidir. MS gibi rehabilitasyon ihtiyacı olan kronik nörolojik hastalıklarda depresif sendromlar çeşitli  etyolojilerle, geniş bir şiddet yelpazesi gösteren tablolarla ortaya çıkar (Tablo 1).

Tablo 1. DSM-IV’e göre depresyon alt grupları


1- Majör depresif bozukluk

2- Distimik bozukluk

3- Bipolar bozuklukta depresyon

4- Genel tıbbi bir duruma bağlı depresyon

5- Depresif uyum bozukluğu

6- Başka türlü adlandırılamayan depresif bozukluk:

  • Minör depresif bozukluk
  • Yineleyen kısa depresif bozukluk

    İnsan beyni ile ilgili çalışıyorsak ve hastalarımıza doğru tanı ve tedavi olanakları sunmak istiyorsak bu ancak nöroloji ve psikiyatri işbirliği ile olabilecektir.

    KAYNAKLAR

    1-American Psychiatric Association. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. IV edition Washington DC. 1994

    2-Bishop DS, Pet LR: Physical Medicine and Rehabilitation. İçinde: The American Psychiatric Press Textbook of  Consultation-Liasion Psychiatry. 1.ed, Rundell JR, Wise MG (Eds). Washington: American Psychiatric Press, 1996; 755-780.

    3-Boland R: Depression in Medical Illness (Secondary Depression). İçinde: Textbook of Mood Disorders. 1. ed. Stein DJ, Kupfer DJ, Schatzberg AF (Ed). Washington: American Psychiatric Publishing, 2006; 642-643

    4-Carson AJ, Phil M, Zeman A, et al.: Neurology and Neurosurgery. İçinde: Textbook of Psychosomatic Medicine. 1. ed, Levenson JL (Ed). Washington: American Psychiatric Publishing, 2005; 707-709.

    5-Cummings JL, Trimble MR: Nöropsikiyatri ve Davranış Nörolojisi. 2. baskı. (Akdal G, Yener G, çev. Ed). Ankara: Çizgi Tıp Yayınevi. 2003: 205-210.

    6- Krishnan KRR. Psychiatric and medical comorbidities of  bipolar disorder. Psychosomatic Medicine 2005; 67:1–8. Amerikan Psikiyatri Birliği; Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımal El Kitabı. Dördüncü baskı (1994) (Çev. Köroğlu E). Ankara: Hekimler Yayın Birliği,  1994

    7-Sadock, B.J. Kaplan & Sadock’s synopsis of psychiatry : Behavioral sciences, clinical psychiatry. Anxiety Disorders. 9th edition, ,Lippincott Williams & Wilkins. 2003: 591-642

    8-Trzepacz P. Meagher D: Delirium. Içinde: Textbook of Psychosomatic Medicine Levenson J. (Eds). Washington: APA Publishing 2005: 91-131

Son Güncelleme: Cuma, 20 Ocak 2012 06:09
 
Multipl Skleroz (MS) Hakkında Bilinmesi Gerekenler PDF Yazdır e-Posta
IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
Multipl Skleroz (MS) Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 17 Kasım 2011 10:40

3.1. Bazı tıbbi Etiologiemodelleri:
3.1.1 otoimmün teorisi
MS bagisiklilikk sisteminin güclü bir katilimi immünolojik bulgular cesitlikleri konusulur. Bu konu ile ilgili cogu yazar T hücre popülasyonunda MS rahatsizlik bulundugu kabul görmüstür. Mümkün oldugu T-yardimci veya bir kusur etkilenen kisilerin bagisıklik sisteminin T baskilayicı hücrelerde ariza bulunur.

3.1.2 Yavas-virüs hipotez
MS enfeksiyonların inflamatuar odaklar nedeniyle uzun süre getirilir. Hipotez bu hareketsizlik yillar sonra gelen sinir dokusunun, alaninda cocukluk caginda bir virüs, kronik bir bagisiklik reaksiyonu tetikler olmasidir. Belki virüs uzun vadede, T-baskılayici hücrelerinde bastirilir. Slow(Yavas)-virüs hipotez fakat buna karsilik, ancak MS hastaligi olan kücük cocuklar var oldugunu söyler. Bu nörolog tarafindan yönetilmekte olan uzun bir süre icin, ancak, MS hastalarinda 2 ila 0.3% 15 yasindan evel daha önce MS tanisi olmasi . Göttingen Prof Bauer, cocuklarda MS bir calismanin yönetiminde 1985 yilinda basladi. 1991 yili sonu itibariyle 20 cocuk arastirildiginda ancak 7 cocukda MS tanisi kondu 10 Ocak 1992 yilinda güvenli olmak üzere toplam incelenmistir, büyük olasilikla kabul edildi. Özellikle sadece üc uzun yillar Slow(Yavas)-virüs hipotezi Epexden beri hastalıigi olan genc MS hastalari bunu yalanlamaktadir.

3.1.3 Genetik Faktörler
Aile calismalarinda MS hastasi kisilerin aile bireylerine yönelik artan bir hastalik riskini gösterdi. Farkli bir iliski icin risk dagilimi sadece dar anlamda kalitsal hastaliklar tipik degildir. Ortak bir cevresel faktör bu nedenle de (en yüksek risk anne, 12 kat, kendi cocuklari, 10 kat ve diger akrabalar, 8 kat, ardindan 20 kat, diger akrabaliklarda var)oldugu kabul edilebilir. Ikiz calismalarinda tek yumurta ikizlerinin daha yüksek uyum oranlarina sahip bir genetik kesin kararli İmmünopatolojiye gösterir.

Monozigot ikizlerde uyum orani MS hastaligi icin ortaya 25% cikar. Buna karsilik, cift yumurta ikizleri, bu sadece 2%ve bu nedenle kardesler arasinda hastalik genel riske karsi gelir. MS duyarliligi önemli ölcüde HLA(lökosit antijen sistemi)- ile iliskilidir.buda MS hastalarının 70% bu HLA-türü(lökosit antijen sistemi), sadece 25% ile saglikli nüfusun aksine oldugunu gösterir. Ancak MS genetik faktörler tarafindan tercih edilen, fakat cocukluk döneminde MS-aile üyeleri icin elverisli ortak cevresel faktörlerle olmadigini kanitlar.

3.1.4 Metabolik Teorisi
Bu teori kalitsal kusur MS miyelin icinde doymamiş yag asitleri kurulumu neden olabilecegini ileri sürmektedir.

3.1.5 Epidemiyoloji - Cevresel Faktörler
MS sikligi ilginc bir cografi dagilim gösterir. Kuzey yarımkürede, kuzeyden güneye dogru yayginlik oranini azaltir güney yarimkürede bir güney-kuzey egilimi var. MS tüm (örnegin Bantu) olarak olustugu birkac ülke vardir. Kuzey Avrupa kökenli insanlar ile ayni ikamette ABD
de dogu kesinden ve siyahi kesimde cok daha nadirdir. İsrail calismalar göc gösteriyor ki 15 yasindan önce göc ev sahibi ülkedeki hastalik riskini tasir. 15 yasindan sonrası göc ülkenin bir riski olmaya devam etmektedir. Cevresel faktörler icin yogun bir arama burada 15 önce bir Slow(yavas) virüs enfeksiyonu veya duyarlilik gibi görünüyor ve bu yas bu bulguların en iyi aciklamasidir.

Bazi bilim adamlari ergenlik öncesi kritik bir asamada etkili bir patojenetik ilgili bir faktör oldugunu belliki düsdürür. Cocuk "duyarli hasas pencere" denir. Bu epidemiyolojik bulgular ilgilendiren diger bilim adamlarinin yorumlari, ya geleneksel Protestan din adetler sekli nasilsa, kültürel farkliliklarin yayginligi dagilimi (özellikle duygularin bastirilmasi) ile iliskili maliyetler, ya da sosyal normlar varsayiminda nokta önemli formlar eleman MS patogenezinde temsil edebilir.



3.2 Psikolojik teoriler
"Kirik bir makine" ye benzeyen bu insanlar , cünkü Psikosomatik her zaman beden ve ruh tibbi ayrilmasini elestiri daima standarttir. , Nöral nöroendokrin ve hormonal sistemlerin yakin baglanti merkezi sinir sistemi (ve dolayısıyla ruh) ve beden arasinda yakin bir baglantiyi dogrular.

3.2.1 Psikanalitik Kavramlar
Bu sembolik sürgünler (= "bilincsizce keyfi") ifade vücut bilincsiz olarak bastirilmis oldugunu belirten Dr. Freud'a göre dönüsüm nevroz teorisi icerir. ALEXANDER (1965) keyfi ifade ötesinde bir bitkisel nevrozdan bahseder. Alexander icin, bitkisel nevroz, vejetatif organlarının bir adaptasyonda belirli organlari fonksiyonlarini etkileyen belirli duygularla, sürekli veya tekrarlayan duygusal durumlari calisir.
Caresizlik ve umutsuzluk bir duygu, hastalik salgini bulmus, kurumun belli bir güvenlik aciği ile "sectigi" ENGEL ve SCHMALE (1967) "- - vazgecilerek karmasikliga kadar gidilmesine" inanıyorlardi.

Hastaligin nedeni olarak 3.2.2 Stres
Lazarus (1981) bir kisi ve cevre kosullari arasinda stres adaptasyon mekanizması anlamina gelir. Uzun süreli stres, ya da duruma gelen diger mevcut Organlar ile, kolayca bir hastaligin patlak vermesine yol acabilir. Rogers'e göre (1979) Stres bir immüitet etkisi uygulayanarak hastaliklarin acigi artar. Bircok calisma göstermistir ki, iliskili hastalik riski ile iliskili yasam kosullarida büyük degisiklikler belirler. Bagisiklik sistemi cesitli stres etkilenir Yani, kanitlanmis olarak kabul edilir. Tam iliski daha fazla arastirma ile aciklik gerektirir. Sendler (1993) salgini duygusal olarak stresli deneyimlerin coğu / itme kendisinden önce bu sonuca, son on yilin "MS baslangici stres itise " konusunda dört kontrollü grup calismalari bir analizden sonra gelir.

Kisilik 3.2.3 MS-özel teorisi
Zaten ilk "skleroz" adi gecen ve bu nedenle MS "'i kesfeden" olarak kabul edilen Charcot (1874), deney, yeniden yazmak icin MS hastalarinin hastalik öncesi kisilik yapisini üstlendi. O zamandan beri MS özgü kisilik yapisi üzerinde bircok calisma olmustur, sonuclar kismen böyle bir yapinin karsi bir parcasi icin konusuyoruz. MS-kisilik asagidaki kriterlere göre, yazara göre tanimlanir: cinsel immatürite, bir üst bagimlilik, saldirganlik ve benlik saygisi eksiklikler, iddiali ve yasam becerileri, az kendi kimligi, özgüveni ,birkac duygular ve pasiflik azaldigi görülmüstür.
300 MS hastalari ile olan 30 yillik deneyime dayanan Özellikle Paulley (1976-1977), varsayimina dayali oldugu ruhsal kisilik ve karakter yapisi özellikleri predispozandir.
Stres belirtileri ve önemli ölcüde etkiledigi hastalik salgini getirmistir. Charles M. Poser (1980) Ancak etiyolojik (nedensel kurum olarak) ve (tetikleme ve kuvvetlendirme) faktörler arasinda merkezi sinir sistemi hastaliklarinin patogenezinde ayirt edilmelsi dikkat cekiyor. Travma ve stres, o iki patlak yani sira ders icin daha fazla MS bir ayni sekildeki faktörler gibi görünüyor.
Sonucta kullanilan analitik yöntem Dr.Sendler(1993) her arastirmalarin sonuclarina bagliligini vurgulamaktadir. Ayrica tüm calismalar böylece MS hastalarinin her birinde bulunan özellikleri de hastalik ile ilgili olabilir.

semptomlar:
1. Göz belirtileri
Bir optik sinir (optik nevrit) bir iltihap bulunur. Tüm MS hastalarinin yaklasik 40%, bu bulanik görme veya görme kaybi aci ile beraber bulunur. Etkilenen cift görüntüleri görürken Ayrica, göz kaslari (göz kas par...ezi) ve felce neden olabilir.

2. Beyin sapi enfeksiyon belirtileri
Beyin sapı sinir lifleri MS olur., digerlerinin yani sira, yüz hassasiyet etkilenen, bu yüz (trigeminal nevralji) agri siddetli saldirilara neden olabilir. Yüz kaslarina giden sinirlerin isgali icin, yüz felci bir (yüz felci) meydana gelebilir. Sinirlerin bozuk oldugunda bas dönmesi ve bulanti denge organi baglantisi ile olusur. Beyin sapinda odaklar da peltek bir dile(konusmaya) yol acabilir.

3. Serebellumun istila belirtileri
Beyincik veya MS'den etkilenen kendi baglanti demiryolu sinir lifleri, sonra "koordinasyon sorunlari" üzerindedir. Olan belirli hareketleri gerceklestirmek icin zorluklar vardir. Titreme (tremor) planli hareketleri imkansız hale getirebilir. Bu ayni zamanda, oturma, ayakta durma veya ( ayakta ya da yürüyüs ataksisi) yürüme belirsizliklere yol acabilir. Baska bir bozukluk konusma bozuklugu, akici bir sekilde konusmak yetersizligidir. Dil cogu zaman vazgecmistir.

4. Omurilik enfeksiyon belirtileri
Omurilik isgali icin temelde iki farkli bozukluklar olusabilir. Bir yandan, soguk cekim, kemer, gibi o zaman, "karincalanma" seklinde olsun (his kaybi) gelir,genellikle "karincalanma" olarak tanimlanan, ya da uyusukluk seklinde duyu algi bozukluklari yol acabilir gerilim veya basinc aciklanmistir. Bazen, hatta aci hissi, Öte yandan, kas (motor bozukluklar) adina girisim bulunur. Kaslar belirli hareketleri artik ya da sadece cok zor olan, böylece zayif ve gevsek olarak, ancak (spastik) da siki olabilir. Diger belirtiler mesane ve bagirsak bozukluklari vardir. Mesane veya bagirsak üzerinde kontrol top sürme ve idrara cikma ya da tam kayip olarak, bu kesinlikle büyük sosyal yetersizligine yol yakinmalardir. Spastisite olarak, idrar kacirma ya da hissizlik MS ve cinsel bozuklugu olan bircok kisi olustugunu , orgazm kapasitesi veya potens kaybi olarak tezahür edebilir.

5. Ruhsal bozukluklar
MS hastaligi nedeniyle cesitli psikolojik degişiklikleri mümkündür, ama kesinlikle sadece MS icin degildir. Bircok olanlar da hizli yorgunluk ve erken yorgunluktan sikayetci. Sorunsuz calismak icin hizmetleri ve isleri, hastalikdan dolayi daha fazla güc gerektirir. Bu tatminsizlik ve hayal kirikligi böylece umutsuzluk ve depresyona yol acabilir . Daha yakin zamanda, MS arastirmacilar yaygin basmakalip dogru olmadıigini vurgulamak, MS karakteristik bozukluklari öfori, kritik beceri kaybi ve mesafe belirli bir eksikligi vardir. Özellikle genellikle is ve kisilerarasi iliskilerde zorluklar bir depresif sonuctur. depresif olabilecegini vurgulamaya baslamak. Bu zorluklar sakatlanma ve hastaligin gelecekteki seyrine iliskin korku kaynaklanmaktadir.

Nadir ve genellikle gec evrelerde ve Drepressyonlara neden olabilir organik beyin degisiklikler meydana gelir. Ama maddi MS etkilenmez ya da sakincalari ve sinirlamalar ile yasamak bu hastaligi ele alarak engelli olmalarina ragmen ögrenirler. Cünkü ya MS hissi ile bircok kisi zihinsel engelli olmadigini vurgulamasi önemlidir.

6. Multipl skleroz agri
MS olan kisilerde tüm digerlerinde oldugu gibi, farkli türde agri görülebilir . Ancak, genellikle MS komplikasyonlara neden oldugu agri vardir, örnegin idrar yolu enfeksiyonlari, artan kas gerginligi ve eklem sertligi ile alakalidir. Hala MS, örnegin dogrudan neden oldugu kücük agrilari olarakda kabul edilir. Bu yanma, soguk hissi veya bas fleksiyonda "elektrik" hissi olarak hisler. Bu agilar tedavisi zor veya imkansizdir.

 
Kök hücre tedavisi ile ilgili PDF Yazdır e-Posta
IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
Multipl Skleroz (MS) Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 12 Ekim 2011 09:13

"Son dönemde medyada ve bilimsel çevrelerde multipl sklerozda olası kök hücre tedavilerine ilişkin  yoğun bir ilgi mevcuttur. Bu konuda bazı bilimsel yayınlar cesaretlendirici klinik bulgular sunmakla beraber, bu tedavilerin  MS'li kişilerde etkinliğini ve güvenirliliğini kanıtlamak için henüz yeterli veri yoktur.

MS'de kök hücre tedavileri hala deney aşamasındadır. MS için henüz onaylanmış bir kök hücre tedavisi mevcut değildir. "

 
MS ile ilgili bilinmesi gerekenler PDF Yazdır e-Posta
IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
Multipl Skleroz (MS) Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 14 Eylül 2011 12:03
  1. Dünyada yaklaşık 2,500,000 Multipl Skleroz hastası vardır .
  2. MS genç yetişkinlerde en sık görülen merkezi sinir sistemi hastalıklarından biridir.
  3. Skleroz skar nedeniyle dokunun sertleşmesi anlamına gelir. Bunlar beyin ve omurilikteki plaklar ve lezyonlardır.
  4. MS hastalığında, merkezi sinir sisteminde sinir liflerini saran koruyucu miyelin kılıfı hasar görür.
  5. Enflamasyon ve miyelin kaybı sinir iletimini bozar ve vücudun birçok işlevini etkiler.
  6. MS hastalığının kesin nedeni bilinmemekle birlikte, hastalığın önemli nedeni olarak bağışıklık sisteminin etkisi hakkında çok şey bilinmektedir.
  7. MS doğrudan kalıtsal bir hastalık olmamakla birlikte, genetik yatkınlık gelişmesinde önemli bir rol oynar.
  8. MS bulaşıcı değildir.
  9. MS kadınları erkeklerden daha fazla etkiler.
  10. Başlangıcı daha erken olmakla birlikte MS tanısı genellikle 20-40 yaş arasında konmaktadır.
  11. MS tanısı 12 yaş altında ve 55 yaş üzerinde nadiren konur.
  12. Yaşam süresi MS tarafından belirgin olarak etkilenmez.
  13. Yorgunluk en sık rastlanan MS belirtisidir.
  14. MS ekvatordan uzak ülkelerde daha sık görülür.
  15. Birçok MS hastasında sıcak belirtileri geçici olarak kötüleştirebilir.
  16. MS hastalığını kesin tedavi eden ilaç yoktur fakat hastalığın seyrini değiştirebilen tedaviler mevcuttur.
  17. Hekiminiz ve MS dernekleri MS hakkında bilgi almak için en iyi kaynaklardır.
  18. Bir çok MS belirtisi başarılı biçimde yönetilebilir ve tedavi edilebilir.
 
Kortizon (Kortikosteroidlerin) Yan Etkileri PDF Yazdır e-Posta
IWIW megosztásStartlap kedvenchezGoogle könyvjelzőLink megosztása: Del.icio.usTwitterAjánlás a linkter.hu-raAjánlás a vipstart.hu-raFacebookDiggAjánlom a GururaBlogtér ajánlás
Multipl Skleroz (MS) Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 20 Temmuz 2011 21:22

  Kortizon günlük tıbbi uygulamada olabildiğince sık kullanılan ilaçlardan birisi olup, doğru yerde, doğru zamanda, doğru oranda ve hekim kontrolünde kullanıldığı vakit yan etkileri yok denecek kadar az olan ilaçlardır. bir çok hastalıkta doğru kulanıldığında hem hasta hem de doktorun yüzünü güldüren bu ilaçların maalesef yanlış kullanımlar sebebi ile halk nezdinde kötü bir sabıka sicili vardır. ancak gerçekten doktor kontrolünde kullanıldığında yan etkileri de göz önünde bulundurulduğunda harika ilaçlardır. bu vesile ile bu yazımızda kortizon tedavisinin yan etkilerini gözden geçirmek istedim.
 kortizonlar, yüksek dozda, uzun bir müddet kullanıldıklarında olabildiğince fazla sayıda ve ciddi yan etkiler oluşturabilirler. bu yan etkiler şu şekilde sıralanabilir:
 iatrojenik (tedaviye bağlı) cushing sendromu: başlıca belirtileri; aydede yüzü, ense, omuzlar ve karında yağ toplanması, vücutta su ve tuz tutlumuna bağlı ödem ve tansiyon yükselmesi, ciltte incelme, ciltte mor çizgiler, vücutta sivilcelenme, kıllanmada artış, kemik erimesi, kaslarda erimedir. kadınlarda ses kalınlaşması, saç dökülmesi olabilir.
 psikolojik bozukluklar: ruhsal alevlenme, zaman zaman depresyon olabilir. intihar eğilimi görülebilir.
 ülser oluşumu ve yara nedbeleşmesinde gecikme: kortizon mide asit salgısını arttırırken, koruyucu mukus tabakasını da bozar. bundan başka yara çevresinde nedbe dokusunu oluşturacak olan hücrelerin de aktivitelerini azalttığı için ülser oluşumuna sebep olurlar. bundan başka derideki yaraların kapanmasında da gecikme olur.
 enfeksiyon gelişiminin kolaylaşması: bilhassa virüs ve mantarlara ilişkin enfeksiyon gelişimine bir yatkınlık olur. tüberküloz (verem) mikrobunun tekrar alevlenerek hastalığın tekrardan oluşmasına sebep olur. diğer bazı bakteriyel enfeksiyonlarında yayılmasına sebep olabilir.
 ciltte incelme: ağızdan, damardan veya kabadan uzun süreli tedavi sonucunda yaygın olarak oluşabilir. lokal uygulamalarda da bölgesel olarak oluşabilir.
 şeker hastalığı oluşumu: kortizon, kan şekerinin kullanılmasını sağlayan hormon olan insülinin etkilerine zıt etki ederek kan şekerini yükseltir. yatkın kişilerde şeker hastalığını aşikar hale getirebilirler. şeker hastalığı aşikar olanlarda ise insülin gereksinimini arttırırlar.
 kas hastalığı ve halsizlik: uzun süreli tedavilerde kaslarda erime yapar. bu bilhassa kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında oluşur. bu nedenlerde bu bölgedeki kaslarda güçsüzlük ortaya çıkar.
 büyümede gecikme: çocuklarda uzun süreli kullanım büyüme ve gelişme gecikmesine sebep olur. kısa süreli tedavide bu tür problemler oluşmaz.
 ödem: kortizon vucütta su ve tuz tutulumuna sebep olur. su ve tuz tutlması bilhassa böbrek hastalığı, kalp yetmezliği ve hipertansiyon hastalarında belirgin problem yaratabilir.
 göz: lokal olarak göze uygulanmaları gözün kornea tabakasında ülsere sebep olabilir. bu kalıcı bulanık görmeye sebep olabilir. gerek lokal gerekse sistemik kullanımları göz içi baskısı arttırarak glokoma sebep olabilir. katarakta sebep olabilir.
 diğer yan etkileri: kafa içi baskının artması, kanın pıhtılaşma kabiliyetinin artması, damar sertliği (ateroskleroz) gelişme hızının artması, impotans ve kadınlarda adetten kesilme oluşabilir. ciltte telenjiektazi denilen yüzeyel damarların daha görünür hale gelmesine sebep olabilir. yüksek dozlarda kullanıldağında bazı kemiklerin bazı bölümlerinde ölüme neden olabilirler. emziren kadınlarda ilacın süte geçebileceği ve bebek üstünde yan etkiye neden olabileceği gerçeği sebebiyle bu kadınlarda günde 40 mg' dan fazla kullanılmamalıdırlar. bundan başka kortizon dozundan en az 4 saat geçtikten sonra emzirme yapılmalıdır.
 gebelere özgü yan etkileri: gebelerde kullanıldığında çocuğun sakat olma riskine ilişkin hayvan çalışmaları vardır. bu çalışmalarda bilhassa flor içeren kortizon preparatlarında bu risk görülse de ideal dozlarda ve florsüz kortizon preparatları kullanıldığında böyle bir risk kalmaz. gebelerde de kortizon kullanımı hamilelik seker hastalığının ortaya çıkma riskini artırır.
 tüm bu yan etkiler yazının da başınında belirtildiği gibi ilaç hekim gözetiminde, ideal doz ve sürede kullanıldığında derhal hemen hiç görülmeyebilir. önemli olan bu yan etkileri potansiyel bir risk olarak öğrenmiş olmak ve doktorun söylediği doz ve süreden fazla ilacı kullanmamaktır. hastalık sebebi ile kullanılan kortizon hızlı netice vermesi ve bazı hastalarda ruhsal iyiliği de beraberinde getirmesi sebebi ile bir çeşit bağımlılık yapabilir. dolayısıyla ilacın bilinçsiz ve gereğinden çok ve uzun sürede kullanımı gündeme gelebilir. hastanın yapacağı en büyük kusur bu ilacı doktor tavsiyesi dışında kullanmak olacaktır.

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 10